Şehir, dinî ve politik çatışmaların pençesinde kıvranıyordu. Bu kargaşanın ortasında, bir kadın sessizce bilgiyi savunuyordu: Hypatia.
Babası Theon’un rehberliğinde matematik, astronomi ve felsefe alanlarında derinleşti. Neoplatonist bir filozof olarak, mantığın ve bilimin ışığını yaydı. Öğrencileri arasında hem paganlar hem de Hristiyanlar vardı; bilgisi ve öğretisiyle herkesin saygısını kazanmıştı.
Erkeklerin karar verdiği bir çağda, o düşünüyordu.
Hem de yüksek sesle.
Gözünü yıldızlara diktiğinde, tanrıları değil gezegenleri gördü.
Sayıları konuştu, mantığı öğretti.
Platon’un felsefesini okuttu, Euclid’in geometrisini çözdü.
Ancak, dini fanatizm yükseliyordu. Hypatia’nın etkisi, bazıları için tehdit haline geldi. Onu, Hristiyan vali Orestes ile patrik Cyril arasındaki siyasi çekişmenin bir parçası olarak gördüler.
Bir gün, Hypatia’nın arabası bir grup fanatik tarafından durduruldu. Onu sürükleyerek bir kiliseye götürdüler. Orada, taşlarla ve kırık çömlek parçalarıyla vahşice öldürüldü. Cesedi parçalanıp yakıldı.
Apr 21, 2025 21:21Hypatia’nın kanı taşa karıştı.
Ama düşünceleri o taşların altından filiz verdi. Bin yıl sonra Ay’ın yüzeyindeki bir krater onun adını aldı:
“Hypatia Krateri”
Sevgiyle…